Bir süredir yazmıyorum. Bugün uzun bir aradan sonra boş bi vakit bulmuşken ve tango hissi üstüne düşünürken, işte bunları yazmaya karar verdim. Birincisi artık iyi dans ettiğimi söyleyenleri duyuyorum, ki kendim de sanırım artık bu konuda daha güvenliyim. İkincisi sanki bütün zamanım bi şeylerin peşinden koşturmakla, koşuşturmakla geçiyor, ki ne yaşadığımı doğru düzgün bilmeden zamanın böyle geçmesi hiç de hoşuma gitmiyor. Zamanı boşa harcasam bile bunun farkında olarak bunu yapmak istiyorum. yoksa bir gün uyanıp ben ne yaptım, dediğimde vereceğim hiç bir cevabım olmazsa....inanın ki çok üzülürüm. Sizlere de olur mu, bi an bi yabancılaşma...özellikle tango ortamında...son zamanlarda milongalarda da olabiliyor, bir an ne yapıyoruz sorusunu kendi kendime çok sorar oldum. evet, deli gibi seviyorum tangoyu, evet herşeyi unutuyorum, ama bu çevremdeki insanlar da kim ve biz ne yapıyoruz? Nereye gidiyor bu???
bunun cevabını vermek öyle kolay değil...çünkü bir yere gittiği yok. Zevk için dediğimde ,sanki tangoyu küçümsermiş gibi hissediyorum ama işin özü bu değil mi?Tüm o dans sırasında hissettiğin şeyler, paylaşımın öyle geçici ki! Orda kalmak istiyorum belki...ama saçma işte. ama güzel.
Tangoya dair son dönemde çözemeye odaklandığım konuları unutmamam için yazmam lazım; kendi dengen üstünde durmak; ki bazen üst bedenim öne doğru olabiliyor; dönüşlerde duraklamam; komiktir, doğru yapmak adına hazırlık için o beklediğim bi an acaba bütün anı bozuyor mu ne :P, ve tüm hareketlerimi daha dairsel yapmaya odaklanışşş... offf, bu tango kolay bi şi değil :))
Tango
2 Aralık 2011 Cuma
20 Haziran 2011 Pazartesi
Hey hey selamlar,
boşa yazan Tuğba, yine karşınızda, ey hiçlik. keyifliyim, çünkü az önce yasaksız tango dinleyebileceğim bir web sayfası keşfettim. ki işyerimde, videoların bile oynamadığı, fotoğrafların görünmediğini düşünürsek, süper bi şi bu. Tango vasleri çok sevdiğimiz bilmezsiniz, ama artık öğrendiniz. Severim. Tango vals aratmalarım sonrasında bulduğum web sayfasınının adresi malesef ki kopyalanamıyor, ancak http://www.verytango.com girerseniz ulaşabilirsiniz. Şu an the best and mostb popular tango valsleri dinliyorum ve kyefim gayet yerinde. İlk bikaç parça da müzikleri çok sevmeme karşın orkestraları tutmadığımı söylemeliyim..Ama pes etmeyin, hem sevdiğiniz trackları öğrenmek adına hem he güzel müzik dinlemek için devam edin . Memnun kalacaksınız :)) hepinizi seviyorum.
boşa yazan Tuğba, yine karşınızda, ey hiçlik. keyifliyim, çünkü az önce yasaksız tango dinleyebileceğim bir web sayfası keşfettim. ki işyerimde, videoların bile oynamadığı, fotoğrafların görünmediğini düşünürsek, süper bi şi bu. Tango vasleri çok sevdiğimiz bilmezsiniz, ama artık öğrendiniz. Severim. Tango vals aratmalarım sonrasında bulduğum web sayfasınının adresi malesef ki kopyalanamıyor, ancak http://www.verytango.com girerseniz ulaşabilirsiniz. Şu an the best and mostb popular tango valsleri dinliyorum ve kyefim gayet yerinde. İlk bikaç parça da müzikleri çok sevmeme karşın orkestraları tutmadığımı söylemeliyim..Ama pes etmeyin, hem sevdiğiniz trackları öğrenmek adına hem he güzel müzik dinlemek için devam edin . Memnun kalacaksınız :)) hepinizi seviyorum.
15 Haziran 2011 Çarşamba
Haziran güneşinin yüzünü gösterdiği bir Çarşamba gününden selamlar. Sıkıldım...ama neden sıkıldım, bunu kendime sorup duruyorum..herşey yolunda, keyifler iyi oysa..ama sıkıldım. her sabah offf-la güne başlamak bana göre bişey değil...üstelik art arda geçen 4 günlük tango günleri de bunu engelleyemiyor mu...benim yoksa gerçekten tatile mi ihtiyacım var. Dün güzel bir pratik geçirmekle birlikte, hala dans sırasında her defasında adımlarımın bir araya gelmemesi beni deli ediyor. İnatla Tülişe ayaklarımı sorup, bir gün evet, Tuğba, adımlarım çok zarifti duymak hevesiyle kimbilir daha kaç milonga, kaç pratik harcayacağım. Üstelik ben o adımlarda kendimi gayet rahat hissederken ki, zaten bence ne zaman bir rahatsızlık hissetsem dans sırasındas orda bir sorun oluyor. çakılıp takılabilir bacak istiyorum.doğru pozisyonu koyup, bundan sonra hiç yanlış adım atmamak istiyorum.. şimdi işe kaçtım ;) öperim
16 Mayıs 2011 Pazartesi
Bugün güneşli, bugün Ortaçgil, bugün hala şiir kokar....
Dün tango karnavalın son günü münasebeti ile giriverdiğimiz 2 workshop ve workshop üstü milonga beni biraz yordu mu nedir? Eve gidip pijamalarımı giyip, boş boş tv'ye bakasım var.
Ama keyif pıtırcıkları hala kafatasımın tepesinde bir hale gibi duruvermekte...askıda...
ve hala kafamda tango salınır durur :P
Gaston ve Moira ile Mariela ve Alberto..ne çiftler ama....Brüksel'de onları izlerken nasıl büyülendiğim aklıma geldi! Böyle bir festival daha yaşayacak mıyım, şüphelerim var. O kocaman büyük salonda, durmamacasına dans ve maestroların dansı...işte beni benden alan ve mali yönden harcama yapmayacağım diye kendime telkinlerimi silip yutan hatıralar...
Bir daha kimbilir ne zaman gelirler süper motivasyonu ile katıldığım dersler ve 2 milonga...nasıl mıydı? güüzelll, peki ama neden daha güzel olabilirdi diyesim var...
öncelikle maestroların dansı yine süper ötesiydi, yine vaw yine uuuuuuu ve yine oooohaaa... Milonga Cuma, kalabalık, milonga Cuma Tuğba için ortalama belki vasat. Öncesinde Mariela'dan duyduğum "you are good" süper uçurucu workshopı ise oldukça verimli. Eskişehir simalarından kazanılan leaderla seviye farklılığıyla ilgili derste öğrendiğim en büyük şey leader'ın seviyeyi düşürdüğü, ya da normal bi ifade ile eğildiği kısımda benim de yine doğrusal düzlemimi korumak için sadece dizimi kırmam gerektiğiydi, evet, baş geriye gitmiyor. Hep bu eğilmelere direnen bir kişi olarak, leader ı yine takip etmek gerekliliği bariz. Aaaaa, bir de dönüş sırasında ( hero mu oluyordu ??) zamanlama açısından ben erkeği takip etmeye çalışırken bunun yanlış olduğu, ve kurulan bir yay gibi kısa bir anlık his-beklemeden sonra taam-tam-tam diye formulize ettiğim timingle dönmem gerektiği oldu. Mariela'cığın kadın tekniğinde follower olarak yürüyüş sırasında karşıdakini, ki erkekler oluyor- yiyecek gibi yürüyoruz yorumu da kulağıma bir küpe olarak çakılmakla birlikte, bu beni her hatırlayışımda hafif bir gülümsemeye tutmaktadır.
Moira ve Gaston'la sacada ve colgada dersi. Sacada kötü geçmekle birlikte, colgada ,ankara tango festten sonra aldığım 2. ders olması vasıtasıyla konuyu anlamam açısından gayet faideli oldu. yavaş yavaş bunu söküyor muyum ne :))
falan filan ..sonra devam ederimm.hem de foto koycam..bekleyin beni
Dün tango karnavalın son günü münasebeti ile giriverdiğimiz 2 workshop ve workshop üstü milonga beni biraz yordu mu nedir? Eve gidip pijamalarımı giyip, boş boş tv'ye bakasım var.
Ama keyif pıtırcıkları hala kafatasımın tepesinde bir hale gibi duruvermekte...askıda...
ve hala kafamda tango salınır durur :P
Gaston ve Moira ile Mariela ve Alberto..ne çiftler ama....Brüksel'de onları izlerken nasıl büyülendiğim aklıma geldi! Böyle bir festival daha yaşayacak mıyım, şüphelerim var. O kocaman büyük salonda, durmamacasına dans ve maestroların dansı...işte beni benden alan ve mali yönden harcama yapmayacağım diye kendime telkinlerimi silip yutan hatıralar...
Bir daha kimbilir ne zaman gelirler süper motivasyonu ile katıldığım dersler ve 2 milonga...nasıl mıydı? güüzelll, peki ama neden daha güzel olabilirdi diyesim var...
öncelikle maestroların dansı yine süper ötesiydi, yine vaw yine uuuuuuu ve yine oooohaaa... Milonga Cuma, kalabalık, milonga Cuma Tuğba için ortalama belki vasat. Öncesinde Mariela'dan duyduğum "you are good" süper uçurucu workshopı ise oldukça verimli. Eskişehir simalarından kazanılan leaderla seviye farklılığıyla ilgili derste öğrendiğim en büyük şey leader'ın seviyeyi düşürdüğü, ya da normal bi ifade ile eğildiği kısımda benim de yine doğrusal düzlemimi korumak için sadece dizimi kırmam gerektiğiydi, evet, baş geriye gitmiyor. Hep bu eğilmelere direnen bir kişi olarak, leader ı yine takip etmek gerekliliği bariz. Aaaaa, bir de dönüş sırasında ( hero mu oluyordu ??) zamanlama açısından ben erkeği takip etmeye çalışırken bunun yanlış olduğu, ve kurulan bir yay gibi kısa bir anlık his-beklemeden sonra taam-tam-tam diye formulize ettiğim timingle dönmem gerektiği oldu. Mariela'cığın kadın tekniğinde follower olarak yürüyüş sırasında karşıdakini, ki erkekler oluyor- yiyecek gibi yürüyoruz yorumu da kulağıma bir küpe olarak çakılmakla birlikte, bu beni her hatırlayışımda hafif bir gülümsemeye tutmaktadır.
Moira ve Gaston'la sacada ve colgada dersi. Sacada kötü geçmekle birlikte, colgada ,ankara tango festten sonra aldığım 2. ders olması vasıtasıyla konuyu anlamam açısından gayet faideli oldu. yavaş yavaş bunu söküyor muyum ne :))
falan filan ..sonra devam ederimm.hem de foto koycam..bekleyin beni
2 Şubat 2011 Çarşamba
2011'e girmişiz...1 ayını bitirmişiz. yoğun geçen bir dönemin ardından maksimum tembellik seviyesinde bulunduğum şu günlerde yeniden yazasım geldi.
evet, artık 1 seneyi doldurmuş bulunuyorum.kutlamalar başlasın :)) bunca zamandır kendini kısa süreli dansçı olarak görerek, hatalarına bir neden bulabilen ben, bundan sonra ne yapacak?
Yoksa kendini "tangodan nefret ediyorum" nidaları atar bir halde mi bulacak? olamaz...ama oldu bile belki :( ama gülüyorum da bu hale. Ben ki uzunca bir süredir istediğim dansı yapamamaktan dolayı, boşvermişliğin dibine vurup, sadece ders saatlerinde elimden geleni yaparım sonrası -Allah kerim- modunda dolanırken, peki neden bu zincirli kuyu girdabına girmiş olabilirim ki...Seçenekler:
1) 28 Ocak 2011 tarihli milongada süper güzel tango giysime ve tümmm sıcak pozitif hislerimi kuşanmama karşın sadece 2 dansla geçen milonga yüzünden olabilir mi?
2)Salı pratiğinde bir önceki pratikten güzel hocamın belirlediği -dans ederken dikkat edilecek husus Number 1 (şimdilik öyle diyelim)'e odaklanmışken, yine olmayan bişeylerin uyarısı yüzünden,aldığım tüm keyfin bir anda kaçmasından mı?
3) Yoksa yaklaşan 14 Şubat gününün üstümde yarattığı yalnızlık baskısından mı?...
bir anda kendimi 3 numaralı maddenin ezici moral bozuculuğu altında hissederken buldum..ama doğru cevap tabiki hepsi ve üstü bir sürü neden diyorum...Bu arada Cuma günü zarif dans ettiğime dair yorumun yine de hala beni mutlu edebildiğini de belirtmeliyim. İş yerindeki ayrılmalar canımı sıkarken, ve işe kendimi sürükleyerek götürürken, sabahları yatağım görünmez tılsımını üstüme saçıp, beni zar zor salıverirken ve umut bağladığım bir iki şeyin olmaması hala canımı sıkıyorken tango, kimi zaman fazla gelebiliyor....sa da seviyorum tabi ki..
Şuna kanaat getirdim ki benimki bir nefret-aşk ilişkisine benziyor.olsa olsa bana da bu yakışırdı zaten, ne zaman doğru dürüst birini sevdim ki?
neyse, ey benim son zamanlarımın en keyifli uğraşısı, hiç bekleme...pes etmek yok
evet, artık 1 seneyi doldurmuş bulunuyorum.kutlamalar başlasın :)) bunca zamandır kendini kısa süreli dansçı olarak görerek, hatalarına bir neden bulabilen ben, bundan sonra ne yapacak?
Yoksa kendini "tangodan nefret ediyorum" nidaları atar bir halde mi bulacak? olamaz...ama oldu bile belki :( ama gülüyorum da bu hale. Ben ki uzunca bir süredir istediğim dansı yapamamaktan dolayı, boşvermişliğin dibine vurup, sadece ders saatlerinde elimden geleni yaparım sonrası -Allah kerim- modunda dolanırken, peki neden bu zincirli kuyu girdabına girmiş olabilirim ki...Seçenekler:
1) 28 Ocak 2011 tarihli milongada süper güzel tango giysime ve tümmm sıcak pozitif hislerimi kuşanmama karşın sadece 2 dansla geçen milonga yüzünden olabilir mi?
2)Salı pratiğinde bir önceki pratikten güzel hocamın belirlediği -dans ederken dikkat edilecek husus Number 1 (şimdilik öyle diyelim)'e odaklanmışken, yine olmayan bişeylerin uyarısı yüzünden,aldığım tüm keyfin bir anda kaçmasından mı?
3) Yoksa yaklaşan 14 Şubat gününün üstümde yarattığı yalnızlık baskısından mı?...
bir anda kendimi 3 numaralı maddenin ezici moral bozuculuğu altında hissederken buldum..ama doğru cevap tabiki hepsi ve üstü bir sürü neden diyorum...Bu arada Cuma günü zarif dans ettiğime dair yorumun yine de hala beni mutlu edebildiğini de belirtmeliyim. İş yerindeki ayrılmalar canımı sıkarken, ve işe kendimi sürükleyerek götürürken, sabahları yatağım görünmez tılsımını üstüme saçıp, beni zar zor salıverirken ve umut bağladığım bir iki şeyin olmaması hala canımı sıkıyorken tango, kimi zaman fazla gelebiliyor....sa da seviyorum tabi ki..
Şuna kanaat getirdim ki benimki bir nefret-aşk ilişkisine benziyor.olsa olsa bana da bu yakışırdı zaten, ne zaman doğru dürüst birini sevdim ki?
neyse, ey benim son zamanlarımın en keyifli uğraşısı, hiç bekleme...pes etmek yok
11 Ekim 2010 Pazartesi
Pazartesi günü güzel geçen bir haftasonunun ardından daha çekilir, daha kolay görünür. Soğuk aniden bastırmış, mevsim tangoya ne giyceğini kestirmene engel... Cumartesi yine güzel bir Elit günü geçirmişliğin Pazar gününe etkileri:
1) pozitiflik hat safhada
2) daha güzel adımlar ;)
3) biraz ayak yorgunluğu- ki razıyım her daim :)
bir haftasonu ki, tangoya adanmış demeliyim. Pazar günü Saat 3ten 10 a akadar Akademi. Önce kadın tekniği: günün en hazırlıksızı; bendeniz. kotuyla Figen hoca dersinde. Allahtan esnek bi kot. zira Pazar pazar tangoya gelmekle birlikte bi enerji düşüklüğü hissedilmekte, tüm iç mutluluğuna rağmen. ve sonrasında orta seviye ders. her zamanki gibi, ne bulursan bahtına partneri. şansıma iyiydi çocuk, belki biraz uzun :)) üstelik hocam kadın tekniğinde iyiydin demez mi, ve sonra derste bugün dansta çok iyisin demeler...
tamam, bir de kötü bir vaka. dans edemediğim bir kişi ile dansı yarıda bıraktım. kötü ben...ama zevk almadığım ve ona da işkence gibi görünen, üstelik bunu kısmen sözlü ve bizzat fiili şeylerle belli eden- ki daha önce de yapmıştı-biriyle dans etmek istemiyorum.
Cumartesi Elitte tam bir aydır aradığım bir parçayı daha 2. şarkıda buldum. Vertarron ,ama Carlos Gardel'den dinlemeyin, enerjisi düşük. Arkdaşımın sorduğu şarkının adını bulmak için şarkıyı kaç kez dinlemişimdir bilmiyorum. Souç; ilk satırı tamamen doğru bulmuşum, ama ondan sonrasını sormayın. İspanyolca öğrenmek bana farz oldu..ama tangoyu 5 sne ertelemişsin bununda hala zamanı vardır.
İş zamanı..toplantı olsa da bitse,ama haber beklemedeyim.
Yarın pratik var. söz adımlarımı önce point yapıp baş parmağımla işaretleyip öyle atıcam :))
hepinizi seviyorum. pek yakında bi kaç fotoda yüklerim.
Ritüel sallantıda. gidecek kimse yok mu??
sevgiler
1) pozitiflik hat safhada
2) daha güzel adımlar ;)
3) biraz ayak yorgunluğu- ki razıyım her daim :)
bir haftasonu ki, tangoya adanmış demeliyim. Pazar günü Saat 3ten 10 a akadar Akademi. Önce kadın tekniği: günün en hazırlıksızı; bendeniz. kotuyla Figen hoca dersinde. Allahtan esnek bi kot. zira Pazar pazar tangoya gelmekle birlikte bi enerji düşüklüğü hissedilmekte, tüm iç mutluluğuna rağmen. ve sonrasında orta seviye ders. her zamanki gibi, ne bulursan bahtına partneri. şansıma iyiydi çocuk, belki biraz uzun :)) üstelik hocam kadın tekniğinde iyiydin demez mi, ve sonra derste bugün dansta çok iyisin demeler...
tamam, bir de kötü bir vaka. dans edemediğim bir kişi ile dansı yarıda bıraktım. kötü ben...ama zevk almadığım ve ona da işkence gibi görünen, üstelik bunu kısmen sözlü ve bizzat fiili şeylerle belli eden- ki daha önce de yapmıştı-biriyle dans etmek istemiyorum.
Cumartesi Elitte tam bir aydır aradığım bir parçayı daha 2. şarkıda buldum. Vertarron ,ama Carlos Gardel'den dinlemeyin, enerjisi düşük. Arkdaşımın sorduğu şarkının adını bulmak için şarkıyı kaç kez dinlemişimdir bilmiyorum. Souç; ilk satırı tamamen doğru bulmuşum, ama ondan sonrasını sormayın. İspanyolca öğrenmek bana farz oldu..ama tangoyu 5 sne ertelemişsin bununda hala zamanı vardır.
İş zamanı..toplantı olsa da bitse,ama haber beklemedeyim.
Yarın pratik var. söz adımlarımı önce point yapıp baş parmağımla işaretleyip öyle atıcam :))
hepinizi seviyorum. pek yakında bi kaç fotoda yüklerim.
Ritüel sallantıda. gidecek kimse yok mu??
sevgiler
16 Eylül 2010 Perşembe

Evet sayın kişi,
Antalya tango meeting bitti. bitti mi?
------bitmediii....Hala etkisi sürüyor. Beyin tango zevk merkezleri 4 günlük bir bakımın ardından ışıl ışıl parıldamakta. Geri kalan zevk merkezleri tatile ayrılmış. Müzik zevk merkezi tango- milonga-vals çalmaktan harap ve bitap, arkadaşlar söz konusu kelimeyi devamlı duymaktan ötürü hakkınızda ne düşünür bilinmez bir durum içinde.son söylentilere göre youtube üzerinde izlenen tango dersleri ve showlarında %40'lık bir artış söz konusu. Ayın 16sı olması sebebiyle son hızda çalışması beklenir para harcama durumları İstanbul Tango Ritüel olayına odaklanılması ve maksimum eğlence oranının para harcama(tabi ki tango aksesuar ve milongalarına) oranı ile paralellik göstermesi nedeni ile minimum da tutulmakta.Bakışlar canlı,duruş tango posturunda, ayaklar iç bilekler yeri öper-ya da öpmeye çalışır... Negatif enerji sıfır. Eleştirel bakış: % 80 oranında.
Cumartesi akademi tango yeni ders sezonu başlar. Orta seviye...gerçek seviye midir? bilinmez ama bu duruma sevinilir...
Hedef: Bulutlar üstü dans ülkesi. Hız: Şöyle böyle.
veeee son söz....hepinize çalıyorum. Salı pratikten aklımda kalıveren şarkı: Ay Sandunga.
not: çok aradım adını bulmak için, kıymetini bilin ;) öperimm ...

Kaydol:
Yorumlar (Atom)