28 Temmuz 2010 Çarşamba

Çifte kavrulmuş Ankara günlerinde şehrin deniz eksikliği öyle fark edilir boyutlarda ki...Tatil köşelerinin o rahat ve gülümser ayçiçeği hali :) Burda ise Bakanlıkların ve diğer resmi kurumların o köşeli, koyu, tek tip resmiyeti.

İşte o dansın içinde bireyselliğe kavuşma hali benim sevdiğim. Tango bu şehri güzelleştiriyor. Tango beni de :) Bir de deniz olsa o tangonun içinde ...istekler bitmez...

Dün pratik vardı ve yine hissettiğim şey kimileri ile dans ederken nasıl yapıp edip seni rahatlatırken kimilerinin bir şekilde beni ve dolayısıyla dansı gerdiği...Oysa o rahatlık o kadar kolaylaştırıyor ki o tangoyu. Adımlar daha bir olması gerektiği gibi, tutuş daha bir tutuş.

Şimdiye kadar saydım; 3 kişi ile dans ederken gerilmişim. Üç. Bir sürü kişi ile dans ettiğimi düşünürsek, ki tamam 6 aydır dans ediyorum ve bu uzun bir zaman değil, fazla yüksek bir sayı değil.

Adımlarımda hala bozukluk var.pöfff. Ayaklarımın iç tepeleri yeri öpücek...öpmüyor.dolayısıyla efe yürüyüşü...arada düzgün çıkartabiliyorum ama hedef daima...

Dansta en sevmediklerim:( Sözlü bilgilendirme: Şimdi bak bunu yaptıracağım. Deme yaptır diyesim geliyor + Sınava girmiş gibi oluyorum.dansta beni düşündürtmeyinn...pleaseee pleaseee.
hepinize serinlik...ve keyifli günler...neşemiz bol olsun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder