11 Ekim 2010 Pazartesi

Pazartesi günü güzel geçen bir haftasonunun ardından daha çekilir, daha kolay görünür. Soğuk aniden bastırmış, mevsim tangoya ne giyceğini kestirmene engel... Cumartesi yine güzel bir Elit günü geçirmişliğin Pazar gününe etkileri:
1) pozitiflik hat safhada
2) daha güzel adımlar ;)
3) biraz ayak yorgunluğu- ki razıyım her daim :)

bir haftasonu ki, tangoya adanmış demeliyim. Pazar günü Saat 3ten 10 a akadar Akademi. Önce kadın tekniği: günün en hazırlıksızı; bendeniz. kotuyla Figen hoca dersinde. Allahtan esnek bi kot. zira Pazar pazar tangoya gelmekle birlikte bi enerji düşüklüğü hissedilmekte, tüm iç mutluluğuna rağmen. ve sonrasında orta seviye ders. her zamanki gibi, ne bulursan bahtına partneri. şansıma iyiydi çocuk, belki biraz uzun :)) üstelik hocam kadın tekniğinde iyiydin demez mi, ve sonra derste bugün dansta çok iyisin demeler...
tamam, bir de kötü bir vaka. dans edemediğim bir kişi ile dansı yarıda bıraktım. kötü ben...ama zevk almadığım ve ona da işkence gibi görünen, üstelik bunu kısmen sözlü ve bizzat fiili şeylerle belli eden- ki daha önce de yapmıştı-biriyle dans etmek istemiyorum.
Cumartesi Elitte tam bir aydır aradığım bir parçayı daha 2. şarkıda buldum. Vertarron ,ama Carlos Gardel'den dinlemeyin, enerjisi düşük. Arkdaşımın sorduğu şarkının adını bulmak için şarkıyı kaç kez dinlemişimdir bilmiyorum. Souç; ilk satırı tamamen doğru bulmuşum, ama ondan sonrasını sormayın. İspanyolca öğrenmek bana farz oldu..ama tangoyu 5 sne ertelemişsin bununda hala zamanı vardır.
İş zamanı..toplantı olsa da bitse,ama haber beklemedeyim.
Yarın pratik var. söz adımlarımı önce point yapıp baş parmağımla işaretleyip öyle atıcam :))
hepinizi seviyorum. pek yakında bi kaç fotoda yüklerim.

Ritüel sallantıda. gidecek kimse yok mu??

sevgiler

16 Eylül 2010 Perşembe


Evet sayın kişi,


Antalya tango meeting bitti. bitti mi?


------bitmediii....Hala etkisi sürüyor. Beyin tango zevk merkezleri 4 günlük bir bakımın ardından ışıl ışıl parıldamakta. Geri kalan zevk merkezleri tatile ayrılmış. Müzik zevk merkezi tango- milonga-vals çalmaktan harap ve bitap, arkadaşlar söz konusu kelimeyi devamlı duymaktan ötürü hakkınızda ne düşünür bilinmez bir durum içinde.son söylentilere göre youtube üzerinde izlenen tango dersleri ve showlarında %40'lık bir artış söz konusu. Ayın 16sı olması sebebiyle son hızda çalışması beklenir para harcama durumları İstanbul Tango Ritüel olayına odaklanılması ve maksimum eğlence oranının para harcama(tabi ki tango aksesuar ve milongalarına) oranı ile paralellik göstermesi nedeni ile minimum da tutulmakta.Bakışlar canlı,duruş tango posturunda, ayaklar iç bilekler yeri öper-ya da öpmeye çalışır... Negatif enerji sıfır. Eleştirel bakış: % 80 oranında.




Cumartesi akademi tango yeni ders sezonu başlar. Orta seviye...gerçek seviye midir? bilinmez ama bu duruma sevinilir...




Hedef: Bulutlar üstü dans ülkesi. Hız: Şöyle böyle.




veeee son söz....hepinize çalıyorum. Salı pratikten aklımda kalıveren şarkı: Ay Sandunga.

not: çok aradım adını bulmak için, kıymetini bilin ;) öperimm ...




18 Ağustos 2010 Çarşamba


Tuğba bir Perşembe sabahına uyandı ve ne istediğini düşünmeye başladı.
İşyerinde tango sabahları. kimse yokken rahatsız ediyor muyum derdi olmadan tango takılınır.keyif...iyi.isteklerin ne olduğunu bulmak? pehh:)

2 defadır tango etmeye gitmiyorum.Aman allahım .bana neler oluyor? Hayır,kesinlikle bıkmadım tangodan.ama biraz özlesem dans etmeyi sanki daha iyi olacak.biraz pekiştirmek bugüne kadar öğrendiklerini, biraz düşünmek üstünde, biraz hazmetmek.
ama kesinlikle cumartesinden bugüne dans etmeyi özledim....
Yeni bir acemilik kattım hayatıma. araba sürme.tangoda olduğu gibi bunda da iyi olmak hevesi içimde.ama dedim ya acemilik, stop ettirdim bugün arabayı ve gıcık oldum kendimeee..nolamzz
kendimize biraz zaman tanımalıyızzz.di mi?
o zaman neden zaman tanımıyoruzzz.
Antalya tango festivali yaklaşıyor. 4 gözle beklemedeyim. Deniz mi tango mu?
yoksa ikisi mi? cevap bariz...
ayrıca stop ettirdiğimde arkadaki otomobilde bana ellerini kaldıran şahıs: böööööööööööööö

5 Ağustos 2010 Perşembe

pembe ölünce eflatuna döndü.
pembe de güzeldi eflatun da oysa...
bugün çok salak geçmece...depresif mode yeniden devrede. tamirat işlemi hala devam ediyor...
yapmak istemediğim şeyleri yapmaya hala neden devam ediyorum ki! konuşmam lazım ama yazıyorum. uygun bir anı bekliyorum,evet evet. yoksa konuşabilirim.
bugün vişnelikte tüm dans okulları bir araya geliyor. bu biraya gelmeler sanki çok düşük oranlarda kalıyor. yoksa herkes yine kendi ekibiyle...ben gitmeyeceğim. her ne kadar günler öncesinden katılmaya karar verdimse de pembe ölünce eflatuna dönüştü...
tadımı eski tadına getirecek bişeyler arıyorum. tango müzikleri... belki yerimde biraz kıpırdansam, belki biraz sallansam -müziğe eşlik eder- herşey düzelecek..nerdeyse yani.
Canaro dinlenir... ayaklar yine titrek modda.bir sağa bir sola sallanmakta. sakinleşmem lazım...atlatmam lazım...
hiç bir şeyi o kadar ciddiye almamak mı lazımm? Soru?
ve nokta.

3 Ağustos 2010 Salı

Bugün hava serin mi başladı ne? Sabah öyle bir durgunluk, öyle bir sakinlik. Şimdi kafamı dayayıp hiçbir şey yapmak istemiyorum. Oysa bugün tango pratiği var. Belki Cumartesi ElitPalas ve Pazar günü de praktilonga nın iyi gitmesinden belki dün doğru düzgün uyuyamadığımdan tango manyağı Tuğba tango havasında değil...

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Çifte kavrulmuş Ankara günlerinde şehrin deniz eksikliği öyle fark edilir boyutlarda ki...Tatil köşelerinin o rahat ve gülümser ayçiçeği hali :) Burda ise Bakanlıkların ve diğer resmi kurumların o köşeli, koyu, tek tip resmiyeti.

İşte o dansın içinde bireyselliğe kavuşma hali benim sevdiğim. Tango bu şehri güzelleştiriyor. Tango beni de :) Bir de deniz olsa o tangonun içinde ...istekler bitmez...

Dün pratik vardı ve yine hissettiğim şey kimileri ile dans ederken nasıl yapıp edip seni rahatlatırken kimilerinin bir şekilde beni ve dolayısıyla dansı gerdiği...Oysa o rahatlık o kadar kolaylaştırıyor ki o tangoyu. Adımlar daha bir olması gerektiği gibi, tutuş daha bir tutuş.

Şimdiye kadar saydım; 3 kişi ile dans ederken gerilmişim. Üç. Bir sürü kişi ile dans ettiğimi düşünürsek, ki tamam 6 aydır dans ediyorum ve bu uzun bir zaman değil, fazla yüksek bir sayı değil.

Adımlarımda hala bozukluk var.pöfff. Ayaklarımın iç tepeleri yeri öpücek...öpmüyor.dolayısıyla efe yürüyüşü...arada düzgün çıkartabiliyorum ama hedef daima...

Dansta en sevmediklerim:( Sözlü bilgilendirme: Şimdi bak bunu yaptıracağım. Deme yaptır diyesim geliyor + Sınava girmiş gibi oluyorum.dansta beni düşündürtmeyinn...pleaseee pleaseee.
hepinize serinlik...ve keyifli günler...neşemiz bol olsun

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Pazar Ertesi. uyku..birazcık daha uyku. 37 derecelik bir güne uyanış.sıcak. yaz.

kendimi yataktan zor kaldırıyorum.yol boyunca esnemeler.

yeni bir hafta.dumanı üstünde.haftasonu mu?peki, Cumayı es geçtik ve Cumartesini...Tembel.......

Pazar milonga ve teknik ders.Süper. Kesinlikle zorlayıcı ama öğretici. herkesin tatilde olması sonucu özel ders kıvamında geçen Sıcağa rağmen koşa koşa gittiğim dersler. ben hep çalışkan bir çocuktum sanırım hala da öyleyim. yapamayınca çılgına dönen.

benim güzel dans hocamın dans hakkında söyledikleri hep aklıma geliyor. ne zaman konuşsa öyle haklı.

Tangoda o embrace in içini doldurmak. Hem ruhen hem bedenen.zaten sanki ikisi birbirine öyle bağlı ki, biri olmadan diğeri olmazmış gibime geliyor : ) Çok şey istemekte bence bir sakınca yok. Ne zaman istekler biter biz de o zaman...o zaman çok şey istemek çok yaşamak.

Yine yarım cümleler.üzgünüm, pazartesi tembelliği.boşlukları siz doldurun.
Güzel günler ;)

23 Temmuz 2010 Cuma

Haftasonu



Perşembe kadın tekniği.hımmm.İlk defa birşeyleri denemek hep zordur. İlk defa denediğim figürler; bir taraftan hız açısından tempoya yetişmek için koşturma, bir taraftan düzgün yapma hevesi- ki sadece hevesi- , bir taraftan duruşumu daha düzeltmekle ilgili kararım gereği daha dik daha doğru durmaya çalışmak.Sonuç: Olucak.Şimdi değil belki ama ileride. Aslında neye ihtiyacım var biliyorum; kendi başıma bu figürleri yapmayı denemeye.bu durumda bir sonraki umutsuz Salı kuşağında buna çalışmayı kendime ödev olarak belirliyorum.


Ve Vişnelik günlüğü.Süper ortam, geçen haftaya göre daha az rüzgarlı daha çok aylı daha az kişili ve güzel klasik tango parçaları ile.Sonuç: Sadece Mr. T ile yapılan dans. Allahtan dans etmesi keyifli ve yeni tanıdığım bir dansçı olarak keyifliydi. Pek tanıdığım kişi yoktu;ve hep söylüyorum:arkadaşlarla gidince daha kyeifli mi ne oluyor bu milongalar;)


Cuma tango hocam milongası ve umutsuz Salı kuşağı ekibi sözü kesişimi: Neva Palas. Dans etme hevesi: Şimdilik sıfır. Güzel tango yapma beklentisi: Eh...

Karasız kişi sendromu: Gitmek ya da gitmemek. 28-30 ağustos Marmaris or 8-11 Eylül Antalya.

En iyisi hepsini sonraya bırakıp Cuma'nın tadına varmak. Bu Cuma biraz durgun kokulu, bu Cuma biraz ekşi. Bu durumda ona Yo No Se Que Me Han Hecho Tuz Ojos by FRANCISCO CANARO.

Sözleri de çok güzell

I don't know if what I feel it's affection ,I don't know if it might be a passion,All I know is that not seeing you,brings sadness to my heart..I do not know what your eyes have done to methat their looks kill me with love,I do not know what your lips have done to methat in kissing my lips, the banish pain.

Your eyes are for melights of hope,that illuminates the passionthat I lodge for you.Your eyes are sparklesthat go reflectingtenderness and love.Your eyes are divineand they hold me prisonerin their sights.Your eyes for meare the faithful reflectionof a soul that in lovlngwill love with frenzi.Your eyes are for methe light for my waythat with faith will guide methrough a pathof hopes and splendorbecause your eyes are, my love!
I do not know how many sleepless nightsI've spent thinking of your eyes;but I know that falling asleep one nightthinking of your eyes, I dreamt...I do not know what your eyes have done to methat they bewitch me with their brightness,All I know that I carry in my soulyour image branded with love's fire
hah, işte bu kadar.
hepinizi öperim.

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Tangosuz ve umutlu


pat diye gireceğim.
Tam tamına 2 erkek ve bir sürü kız. Her Pazar sonrası gibi dört gözle beklediğim Salı gününden bahsediyorum. Üstelik gelenlerde dans etmekten keyif aldığımız insanlar olmayınca milongueralar toplanıp efkar dağıtmaya gittik.Aslında dağıttık mı yoksa tam tersine herkes tango aşkından bahsedince efkarımız depreşti mi bilmiyorum...
pat diye gireceğim.hala etkisi altındayım.Perşembeyi bekliyorum.Kadın tekniği :)
Yoksa kadın tekniğinden ne kadar uzak olduğunu anlama mı? Allahım, yeni bir dansçı olmak ne zor şeymiş.hah!
Start verilmiştir. bundan sonra burdayım.korkmayın hep böyle tangosuz olmayacak :)
öperim